Anasayfa » tupbebek-blog » Endometrial Hiperplazi

Endometrial Hiperplazi

Endometrial Hiperplazi

Endometrial hiperplazi adı verilen durum fazla östrojen (kadınlık hormonu) aktivitesine bağlı olarak endometriumu (rahim iç zarını) oluşturan hücrelerin normalden fazla büyüdüğü bir durumdur. Halk arasında rahim zarında kalınlaşma olarak da söylenir.

Hiperplazi kelime anlamı olarak hücre sayısında artış demektir. Bunun nedeni genellikle progesteron hormonu ile karşılanmamış östrojen hormonu aktivitesidir. Bunun en önemli nedeni ise yumurtlamanın olmamasıdır. Yumurtlamanın olmamasının bilinen en tipik nedeni ise polikistik over hastalığıdır. Ayrıca dolaşımdaki östrojenin fazla olduğu şişmanlık, karaciğer hastalığı, östrojen salgılayan tümörler gibi faktörlerin varlığında da endometrial hiperplazi daha sık görülür.

Belirtileri Nelerdir ?
Endometrial hiperplazi progesteron ile karşılanmamış östrojen uyarısının bir sonucu olduğundan bu endometrium kalınlaşır ve kolaylıkla dökülemez, yani hastada adet kanaması gecikir. Bu tür vakalarda en sık görülen bulgu uzun süreli adet gecikmesini takip eden fazla kanamalardır. Bunun dışında düzensiz olarak adlandırılan ara kanamalarla birlikte adet kanamasının uzun sürmesi ikinci sıklıkta görülen belirtidir. Bazı hastalarda ise hiçbir anormal belirti olmaz. Tanı başka bir nedenle yapılan biyopsi ya da ameliyat sonrası tesadüfen konur.

Kaç Çeşit Endometrial Hiperplazi Vardır ?
Günümüzde kabul edilen sınıflama 1985 yılında WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından önerilen sınıflamadır. Sınıflamada temel olarak hiperplazide yer alan hücrelerin durumları esas alınır. Bu sınıflamaya göre endometrial hiperplazi ilk önce basit ve kompleks olarak ikiye ayrılır. Bunlar da kendi aralarında atipili ve atipisiz olarak tekrar ikiye ayrılırlar. Bütün bu tanımlamalar hücre yapısına göre değerlendirmelerdir. Ultrason ya da muayene ile anlaşılmaları mümkün değildir. Atipili hiperplazilerde biz hekimler oldukça tedirgin oluruz çünkü hücresel olarak tipik görünümden uzaklaşılması yani değişik görünümlü hücrelerin görülmeye başlanması kansere doğru bir kayma olabileceğinin belirtisi sayılır. Atipisiz hiperplazilerde kansere dönüşüm oranı % 1-3 arasında iken, atipi varlığında bu olasılık %8-29 arasında olmaktadır. Yani atipili hiperplazi bir kanser öncesi durumdur. Eğer hasta menopoz sonrası dönemde ise kansere dönüşüm olasılığı üreme çağındaki kadınlara göre daha fazla bulunmaktadır. Atipisiz hiperplazide kansere dönüşme süreci 10, atipili hiperplazide ise ortalama olarak 3–4 yıl kadar sürmektedir.

Tanı Nasıl Konur ?
Endometrial hiperplazinin kesin tanısı yalnızca rahim içi örneği alınarak yani kürtaj yapılarak ve bunun patolojik incelemesi ile konabilir. Yani bu tanı klinik bir tablo değil patolojik bir tanıdır. Ayrıca transvajinal ultrasonografi ile de rahim iç tabakasının kalınlığı ölçülerek o gün için olması gerekenden daha fazla bir kalınlık saptanırsa endometrial hiperplaziden şüphelenilir.

Tedavi Nedir ?
Atipili ya da atipisiz olsun her tür hiperplazinin yani rahim iç zarı kalınlaşmasının tedavisi gerekir.Endometrial hiperplazide şişmanlık risk faktörü olduğundan kişi kilo vermeye yönlendirilmelidir.Eğer hiperplazi polikistik over gibi yumurtlama bozukluğuna bağlı ise altta yatan sebebin giderilmesi sorunu çözebilir. Tedavide en önemli konu kişinin takip edilmesidir. Yani tedavi sonrası kontrol amaçlı örnek mutlaka alınmalı ve hastalığın gidişatı tespit edilmelidir. Gerilemeyen vakalarda ise mutlaka cerrahi tedavi düşünülmelidir.Kesin tedavi, hiperplazinin tipi ve hastanın yaşına göre planlanır. Atipisiz hiperplazilerde eğer kadın üreme çağında ise tıbbi tedavi tercih edilir. Bu hastalarda tanı amaçlı yapılan kürtaj aynı zamanda tedavi de sağlayabilir. Kürtaj ve 3–6 aylık ilaç tedavisine cevap % 90 civarındadır. Tıbbi tedavi olarak ise eksik olan progesteron hormonu verilerek bu değişikliğin geriye gönmesi amaçlanır.Menopoz sonrası dönemde ise rahim alınması en uygun tedavi seçeneğidir. Atipili hiperplazi menopoz sonrası dönemde ya da menopoza yakın yaşlarda saptandığında ise çok fazla zaman kaybetmeden cerrahi uygulanması gerekir. Çocuk isteyen ancak atipili hiperplazi saptanan kadınlarda ise verilecek karar çok iyi düşünmeyi gerektirir. Bunlarda yüksek doz ilaç tedavisi yakın takip altında denenebilir. Ancak doğumu takiben yine rahimin alınması gündeme gelebilir.

Danışma Formu