Anasayfa » Tüp bebek » Tüp Bebek Hakkında Sık Sorulan Sorular – 6

Tüp Bebek Hakkında Sık Sorulan Sorular – 6


PCOS (Polikistik Over Sendromu – PKOS) nedir?
Halk arasında polikistik over sendromu yumurtalıklarda birçok kist varlığı olarak tanımlanmakta ve bu durum genç kadınlarda ya da % 25–45 civarında çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda görülmektedir. Bu bulgu ultrasonografi ile tanımlanabilir.PCOS hastalarında en sık düzenli adet görememe, uzun aralıklarla adet görme ya da adet görememe şikayetleri mevcuttur.En sıklıla karşılaşılan bulgular aşırı kıllanma ve kilo artışıdır.

Tüp bebek merkezlerine çocuk sahibi olmak amacıyla başvuran kadınlarda en sık karşılaştığımız durumlardan biridir, çünkü bu tip hastaların yumurtalıklarında düzenli yumurta gelişimi olmadığı gözlenmiştir. Aşırı kilo alımı olan hastalarımıza ilk olarak kilo vermelerini öneririz. Kilo verebilen ve boy/kilo indeksinin 28 kg/m2′ nin altına inen hastaların tedavisi olumlu cevap vermekte ve hatta kendiliğinden gebelikler oluştuğu görülmüştür. Bu durumdaki hastalarda artmış insülin direnci söz konusudur, insülin duyarlığını arttıran ilaçlardan biri olan metforminin kullanımı başarıyı arttırmaktadır. Çocuk isteyen kadınlara yumurta gelişimini sağlayan ilaçların (klomifen sitrat, rec – FSH) uygun şekilde ve dozda uygulandığı taktirde büyük oranda gebelik elde edildiği bilinmektedir.

Obezite (şişmanlık) çocuk sahibi olmayı etkiler mi?
Vücut tartısının boya göre normalden fazla olması vücut kitle indeksi ile belirlenir. Body Mass Index (BMI):kg/m2 olarak hesaplanır. Bu değerin >30 kg/m2 olması durumunda kadınlarda düzenli yumurta gelişiminin olumsuz etkilenebileceği ifade edilmektedir. Tüp bebek uygulamalarında da bu olgularda yumurtalıkların hormon ilaçlarına cevabı daha az olmakta ve az sayıda folikül gelişmektedir. Ayrıca yağ dokusunun vücuttaki dağılımı da önemlidir. Artmış bel /kalça çevresi oranı yani santral (merkezi) obezite bazı hormonal düzensizlikler ve insülin direnci ile birlikte olduğunda gebe kalmayı da olumsuz etkiler. Gerekirse endokrinolojik (hormon hastalıkları uzmanı) konsültasyonla, diyetisyen eşliğinde yapılacak uygun diyet ve egzersiz ile kilo verdikten sonra tedaviye başlanması hem gebelik şansını arttıracak, hem de hastaları gebelikte oluşabilecek obeziteye bağlı sorunlardan da koruyacaktır. Bunlar arasında hipertansiyon, gebelikte gözlenen diyabet, iri bebek, zor doğum ve doğum sonrası bebeğe ilişkin bazı sorunlar sayılabilir.


Metformin(glukofaj, glifor, glukofen) kullanımı ne zaman gereklidir
Metformin şeker hastalığının tedavisinde uygulanan bir ilaç olmakla birlikte,kadınlarda en sık infertilite nedenlerinden biri olan polikistik yumurtalık sendromunda da insülin duyarlılığını arttırmak amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu hastalarda yüksek kan insülin düzeyleri, artmış insülin direnci, aşırı tüylenmeye yol açan yüksek androgen hormonları bu ilacın ortalama 2 aylık kullanımı sonrası düzelmekte; hastaların düzenli adet görmesi ve normal yolla hamile kalması da mümkün olabilmektedir. Metforminin ülkemizde bulunan formları glifor, glucophage, glukofen, gluformin şeklindedir. Yemeklerle birlikte günde 3 kez 500 mg. veya günde 2 kez 850 mg. alınması önerilmektedir. İlaca başlamadan önce karaciğer ve böbrek fonksiyonları kontrol edilmelidir. Oluşabilecek bulantı, ishal gibi yan etkiler genellikle bir hafta içinde azalır. Metformin gebeliğin ilk 8–10.haftalarına kadar kullanılmaktadır.


Embriyo seçimini nasıl yapıyoruz ve çoğul gebeliği nasıl önlüyoruz?
Embriyo transferi genellikle döllenmenin hemen sonrasındaki günde yani 2. gün ile 5. gün arasında yapılabilir. Transfer edilecek embriyoları seçerken hekim, embriyolog ve hastanın birlikte kaç adet embriyo transferi yapılacağına karar vermesi gerekir. Bu kararı verirken öncelikle ülkemizdeki yönetmeliklere göre eğer geçerli bir sebep yoksa transfer edilecek embriyo sayısının 3 ile sınırlandırıldığını belirtmekte yarar vardır. Kötü embriyo gelişimi ve ileri anne yaşı gibi durumlarda bu sayı artabilir. Merkezimizde geçerli olan kriterlere göre daha önceden başarısız denemeleri olmayan, en iyi kalite (top quality) denilen embriyolara sahip ve 35 yaşından genç bayanlarda iki adet embriyo verilmesi prensibi benimsenmiştir.

Bu sayı, kadının yaşı arttıkça, daha önceki başarısız denemelerin varlığında ve transfer edilecek embriyoların kalitesinde azalma olduğu sürece artabilir ancak 4 den fazla embriyo verilmesinin gebelik şansını arttırmadığı bilindiğinden çok nadir durumların dışında bu sayının üstüne çıkılmamaktadır. Ayrıca embriyolardan genetik araştırma yapıldığında sonuçlar sayıyı kısıtlayıcı da olabilmektedir. Örneğin sağlıklı genetik yapıya sahiptek embriyosu saptanan ya da HLA (Doku uyumluluğu)açısından araştırma ve tedavisi yapılan hastalarda, bu incelemelerin sonuçlarına göre embriyo sayısı belirlenmektedir.


Embriyoların kaçıncı günde transfer edilmesine nasıl karar verilmektedir?
Tüp bebek tedavisine hangi nedenle karar verildiği, daha önce denemeleri varsa sonuçları,kadının yaşı, embriyo gelişim özellikleri, PGT (preimplantasyon genetik tanı) yapılıp yapılmayacağı, elde edilen yumurta ve gelişen embriyo sayısı ve embriyonun günlük gelişimleri değerlendirilir hangi gün transfer yapılacağına karar verilir.Embriyo transferi en erken 2. günde en geç ise 6. günde olmak üzere 2, 3, 4, 5 ve 6. günlerde yapılabilr.


Embriyoları blastosist dönemine kadar bekletmeye nasıl karar verilir, yararları nelerdir?
Elde edilen yumurta sayısı, kalitesi, döllenmiş yumurtanın (zigot) özellikleri, embriyonun günlük gelişme ve bölünme hızına göre embriyoları 3.günden daha ileriye büyütebilmek mümkündür. Doğal gebeliklerde embriyonun rahim içine ulaştığı dönem blastosist dönemidir. Rahim içi bu dönemdeki embriyoyu daha rahat kabul etmekte ve embriyo-rahim içi uyumluluğu bu dönemde en yüksek düzeye ulaşmaktadır. Bu nedenle blastosist dönemine ulaşmış 5. veya 6. gün embriyolarının transferi hem rahim içi tutunmayı arttırmak ve hem de daha az sayıda embriyonun rahim içine yerleştirilmesine imkan sağlanarak çoğul gebelik riskinden korunmak amacı ile daha avantajlıdır.

Danışma Formu