English
 
Anasayfa Hakkımızda Tüp Bebek Yeni Yönetmeliği Anlaşmalı Kurumlar Laboratuarımız Haberler Sık Sorulanlar İletişim ve Randevu
Danışma Formu
Tüp Bebek İstanbul Twitter SayfasıFacebook


Tüp Bebek





Tüp Bebek Hakkında Sık Sorulan Sorular - 7. Kısım

Sperm örneği evden veya dışarıdan getirilirse risk oluşur mu?

Örneğin verildiği andaki jel kıvamından sıvı duruma geçmesi vücut ısısında (37°) daha hızlı ve sağlıklı olmaktadır. Sperm hareketliliği vücut ısısında gerçek değerini gösterdiği için en doğru değerlendirme dışarıda bekletilmemiş örneğe yapılabilmektedir. Normal şartlarda merkezimizde hazırlanmış olan özel bir odada verilecek sperm örneği oda ısısında 20 dakika bekletildikten sonra değerlendirilmektedir. Çok zorunlu hallerde örnek evden getirilecek ise koltuk altı veya avuçlar arasında, vücut ısısında tutulacak, 10 dakikayı aşmayacak bir sürede merkeze ulaştırılmalıdır.


Sperm değerlendirmesi sonucu

Meni örneği 3-4 günlük bir cinsel perhiz sonunda temiz bir cam ya da plastik kaba, dışarı kaçırmadan ve tercihen mastürbasyon yöntemi ile alınmalıdır. Örneklerin 2 saat içinde incelenmeleri gerekir. 2-3 haftalık aralıklarla en az 2 sperm örneği almak ve birbirlerini destekleyen örnekleri temel almak en doğru yöntemdir. Normal bulunan örneklerde tekrara gerek yoktur.

Semen analizi WHO referans değerleri:

Volüm: 1,0 ml
Sperm Yoğunluğu: 20 milyon/ml.
pH: 7,2
Vitalite (Canlılık):%25
Motilite (hareket): %50 ( a+b motilite) ya da %25 ( amotilite)
Morfoloji (şekil): %(strikt kriter)
Lökosit: 1 milyon
MAR testi(Partiküllere yapışıklık gösteren sperm oranı): %50
IBT (Partiküllere yapışıklık gösteren sperm oranı) : %50
Sperm Hareketliliği 4 grupta sınıflandırılır
+4: İleriye doğru hızlı hareket (a)
+3: Yavaş, doğrusal olmayan hareket (b)
+2: Yerinde hareket (c)
+1: Hareketsiz (d)

Spermin hareketi, özellikle orta kısım ve kuyruğun anatomik ve fonksiyon açısından sağlam olması ile ilişkilidir. Enfeksiyonlar, kuyrukla ilgili anormallikler, varikosel, alkol, antisperm antikorlar, immotil silia sendromu gibi hastalıklar sperm hareket bozukluğuna sebep olabilir. Sperm sayı ve hareketi kadar morfolojisi de döllenme için önemlidir. Normal şartlarla döllenmenin olması için normal şekildeki sperm yüzdesi ortalama %30 bulunmuş, %15 in altına düşmesi halinde dölleme hızının azaldığı görülmüştür. IVF tedavisinde normal sperm oranı %14 ün üzerinde iken döllenme oranı %88, %4-14 iken %63, %4 ün altında ise %7.6 oranındadır.

Semen analizi sonuçlarına göre 4 değişik durum ile karşılaşabiliriz:

  • Tüm parametreler normal
  • Azoospermi (spermatogenetik elemanların olmaması, örnekte sperm bulunamaması)
  • Sperm sayı, motilite ve morfolojisinde yaygın anormallikler
  • Seminal özelliklerden birine spesifik izole problemler.

Bazı durumlarda arka arkaya 2. Veya 3. Sperm örneği alınmasına neden gerek duyuluyor?

Sperm sayısının çok yetersiz bulunduğu vakalarda daha fazla sperm elde etmek için bazen birden fazla numune alınması gerekebilir. İlk örnekte sperm taşıyıcı kanallardaki (vaz deferensler) spermler alınmaktadır. İkinci örnekte ise epididimal kanallardaki daha az beklemiş spermin elde edilmesi mümkündür. Daha yüksek oranda hızlı hareketli spermler elde edilmesi ihtimali ile ikinci veya nadiren üçüncü örneğe ihtiyaç duyulmaktadır. Bu uygulama sperm sayısı ve hareketliliği çok kısıtlı olan erkeklerde yapılmaktadır.

Semen örneği verirken ejakülatın bir kısmı kaybedilirse değerlendirme açısından risk oluşturur mu?

Verilen meni örneğinin ilk kısmı daha fazla sperm hücresi içerdiğinden çok önemlidir. Eğer örneğin ilk kısmı sperm verme esnasında dışarıya akar veya kaybedilir ise bu durum laboratuar görevlilerine mutlaka iletilmeli, mümkünse örnek verme işlemi tekrarlanmalıdır.

Sperm özellikleri ve sayısı neden farklı zamanlarda değişiklik göstermektedir?

Semen parametrelerini etkileyen bir çok faktör vardır. Geçirilen hastalıklar, kullanılan ilaçlar, kimyasal ve çevresel faktörler sperm özelliklerini etkilemektedir. Bu nedenle ilaç kullanılmamış ve ateşli bir hastalık geçirilmemiş ise 3–4 hafta ara ile en az iki sperm örneğinin değerlendirilmesi ve bu örneklerin ortalamasına göre karar verilmesi merkezimizde benimsenmiş olan yöntemdir.

Sperm tetkikinde sperm sayısının çok az olması veya sperm bulunmaması durumunda ne yapılmaktadır?

Öncelikle ürolog tarafından erkek değerlendirilir. Gerekli olan hormonal ve genetik inceleme (kromozom analizi, Y kromozomu ve mikrodelesyon, FTR mutasyonu gibi), yapıldıktan sonra, sperm durumuna göre, kadının tedavi için hazırlanması aşamasına geçilir. TESE, TESA, MESA, PESA sperm elde etmek için uygulanacak yöntemlerdir. Üreme hücrelerine rastlanmamışsa tedaviye son verilir.

Semen analizinde hiç sperm bulunmayan hastalarda nedenler nelerdir?

"Azoospermia" dediğimiz semende hiç sperm çıkmaması durumunda genel olarak iki türlü neden saptanır:

Birincisi testiste sperm yapımı azalmış ya da yok olabilir, ikincisi testiste sperm yapımı vardır, ancak çıkısı sağlayan kanallarda problem olabilir. Bu iki sebepten hangisinin var olduğu hastanın muayenesi ve hormon incelemeleri sonucunda tespit edilebilir. Son yıllarda erkek kısırlığında yeni genlerin öneminin ortaya çıkmasıyla genetik inceleme çok önem kazanmıştır.

Testikuler sperm yapım azlığına bağlı kısırlık olgularında tedavi nasıl uygulanmaktadır?

Beyinden salgılanan ve sperm yapımını sağlayan hormon düzeyi yüksek ve testis boyutları küçük olan hastalarda, testisten sperm bulunarak mikro enjeksiyon yöntemi uygulanması mümkündür. Geçmişte testisten çoklu biyopsi yöntemi uygulanarak rasgele testisin çeşitli bölgelerinden dokular alınarak sperm bulunmaya çalışılıyordu. Merkezimizde yine Türkiye'de önderliği yapacak mikroskop altında yeni bir cerrahi yöntemle testis sperm araştırması yapmaktayız. Dünyada ilk olarak NY Cornell Tıp Fak. Uygulanan bu yöntemi başarı ile merkezimizde uygulamaktayız.

Yeni operasyon tekniği testisin tek bir kesi ile tamamen açılması ve dokunun mikroskop ile 20 kat büyütülerek sperm yapımı olan bölgelerin tespiti ve o bölgelerden doku örneklerinin alınması şeklinde yapılmaktadır. Dolayısıyla eskiden uygulanan rasgele yönteme kıyasla başarı şansı daha yüksektir ve daha fazla sayıda sperm elde etme mümkün olmaktadır. Hastanın doku kaybı mikro cerrahi yöntemde çok az olmaktadır. Bu operasyonla testislerin en az zarar görmesi sağlanarak testosteron hormon salınımı minimal etkilenmektedir.

Mikroskop altında yapılan mikro cerrahi yöntemin diğer bir avantajı testis dokusunu çevreleyen kapsüldeki damar yapısının görülerek, testisi besleyen damarlara zarar vermeden kesi yapılmasıdır. Bu operasyon sonrası olası komplikasyonları minimal düzeye indirgemektedir. Eski operasyon yöntemi ile başarılı olunamamış ve daha önceleri bazı genetik yapısal nedenlere bağlı sperm yokluğu olan hastalarımızda bu yöntemle %55-65 gibi yüksek oranlarda sperm bulmaktayız.

Mikro tese nedir?

Erkek kısırlığı toplumda çocuğu olmayan çiftlerin yaklaşık yarısının nedenini oluşturur. Bir başka deyişle infertil çiftlerin yaklaşık yarısında erkek faktörü sorun olabilmektedir. Azospermi (hiç sperm olmaması), retrograd ejekülasyon (geriye doğru spermlerin boşalması) gibi erkeğe bağlı olgular yanında kadına ait yaş faktörü gibi durumlarda, beklemeden tedaviye başlamak gerekebilir.

ICSI yöntemi erkeklerin menisinde sperm olmasa da çocuk sahibi olmasına olanak vermiştir. Ancak bu işlemin yapılması, hastanın testislerinde sperm üretiminin az da olsa varlığını gerektirir. Yani spermlerin hastanın testislerinden elde edilmesi gerekir. Testislerden sperm elde edilmesi hastanın durumuna göre farklı metotlar uygulanarak yapılır. Semen analizinde hiç sperm saptanmayan erkeklerde testis biyopsisi uygulanabilir. Bu işlemle sperm yokluğunun sebebinin ne olduğu ortaya konulur. Diğer bir deyişle bu yöntemle sperm yapılamadığı için mi, yoksa tıkanıklık olduğu için mi semende görülemediği ortaya konulur. TESE sperm yapımında şiddetli bozukluk olan olgularda testisin içindeki sperm üreten küçük odakları bulmak için başvurulan bir yöntemdir.

Testisten birkaç odaktan birkaç milimetre boyutunda parçalar alınarak sperm varlığı araştırılır. Mikrotese ise mikroskop altında sperm üretilen tüplerden sperm bulma işlemidir. Bu yöntemle tıkanıklığa bağlı olmayan yani sperm yapımında problem olan olgularda %36-%68 arasında sperm bulma şansı vardır. Mikrotese yöntemi ile daha az testis dokusu ile her biyopside sperm bulma şansı artar. Yani klasik TESE işlemine göre bu şans daha yüksektir. Ayrıca diğer bir avantajı biyopsi yapılırken testis dokusu bölgesindeki damar yaralanmalarını en aza indirir ve küçük parçalarda embriyologun daha kolay sperm bulmasına yardımcı olur.

Mikroskop eşliğinde testisten sperm bulma (microdissection tese) işleminden sonra hasta ne kadar dinlenmek zorundadır?

Operasyondan sonra hasta genel anestezi aldığından 2-3 saat gözlem altında tutulduktan sonra evine gönderilmektedir. İşlemden 2 gün sonra pansuman ve kontrol yapılır. Ortalama 7 gün aşırı bedensel aktiviteden, uzun yolculuk, uzun sure araba kullanmak gibi durumlardan kaçınmaları tavsiye edilir. 15 gün cinsel aktivitede bulunulmamalıdır.

Cerrahi yöntemle sperm alma işleminde genel anestezi kullanılıyor mu?

Testisten sperm bulma işlemi lokal ve genel anestezi altında olmak üzere iki şekilde uygulanabilir. Lokal anestezi ile yapılan uygulamalar iğne ile testisten sperm elde etme (PESA-TESA) veya küçük bir kesi ile testis dokusunun çıkarılmasıdır (TESE). Bu yöntemler testiste sperm yapımından emin olunduğunda ve tıkanıklığa bağlı olarak menide sperm görülmemesi durumlarında seçilebilecek yöntemlerdir. Merkezimizde testiste sperm yapımı bozukluğu ile menide sperm görülmeyen hastalara mikroskop eşliğinde testisten sperm bulunması işlemi (Microdissection TESE) uygulanmaktadır. Bu yöntemle yapılan operasyonda genel anestezi kullanılmaktadır.

Operasyon mikroskobu kullanıldığında hastanın uzun süre hareketsiz olarak yatması lokal anestezi ile güç olduğundan genel anestezi tercih edilmektedir. Mikroskop eşliğinde yapılan operasyonun daha önce uygulanan lokal çoklu testis biyopsi yöntemine göre birçok üstünlükleri vardır. Operasyon mikroskobu ile x20 büyütmede testis içerisindeki yapılar çok detaylı bir şekilde incelenerek sperm yapımı olan bölgelerden örnek toplanmaktadır. Testis kesisi sırasında mikroskop ile damarlanmanın az olduğu bölgeler seçilerek kesi yapılır, bu da operasyon sırasında meydana gelecek kanamayı aza indirir.

Ayrıca testisin beslenmesini sağlayan damar yapısının korunmasını sağlar. Çok az doku çıkarıldığından (çoklu biyopsiye göre 70 kat az) kanda testosteron hormon seviyesinde azalmaya neden olmaz.

Erkek kısırlığında genetik incelemenin önemi

Son yıllarda genetik alanında ilerlemeler erkek kısırlığının nedenleri hakkında çok önemli bilgiler elde etmemizi sağlamıştır. Seks kromozomlarından Y kromozomu üzerindeki genlerdeki silinmeler vücut yapısı ve fonksiyonları normal olmasına rağmen testiste sperm yapımının azalması veya hiç sperm yapılmaması gibi duruma yol açmaktadır.

Aynı şekilde yine seks kromozomlarındaki sayısal anormalliklerden kaynaklanan genetik hastalıklarda (örneğin en sık görülen 47 XXY Klinefelter sendromu)testis gelişimi yetersiz kalmış ve sperm yapımı azalmış olabilir. Ayrıca testislerden sperm taşıyan kanalların doğuştan olmaması halinde testiste normal sperm üretimi olmasına rağmen çıkış imkânı olmadığı için menide sperm görülmez.

Bu da genetik olarak Konjenital Bilateral Vas Deferens Agenezisi (CBAVD) denilen bir hastalığa bağlıdır. Merkezimizde erkek infertilitesi için dünyada uygulanan tüm genetik incelemeler yapılmaktadır.

Sperm fish ve tunel test nedir?

Tekrarlayan düşükleri olan çiftlere veya spermde morfolojik kusuru olanlara uygulanabilen tanısal testlerdir. Sonuçları açısından farklı değerlendirilirler. Sperm FISH uygulamasında hazırlanan spermler flüoresan boya ile işaretlenerek bazı kromozomlar açısından incelenirler. Burada amaç spermlerin ne kadarının genetik materyal açsından hatalı olduğunu belirlemektir. Eğer bu oran artmış ise uygun spermlerin seçimi tek başına yeterli olamayacak beraberinde embriyoların genetik olarak taranması gerekecektir.

TUNEL test ise spermdeki genetik materyalin kromozomsal bozukluğunu değil ipliksi yapının (kromatin) bütünlüğünü inceler. Bazen sperm sayısal olarak normal olsa dahi çeşitli etkiler nedeniyle kısmi veya tam dejenerasyon gösterebilir, bu test ile böyle bir durumun varlığı belirlenebilir. Bu durum TUNEL testi ile belirlenmişse, spermdeki DNA fragmantasyonuna (genetik materyaldeki parçalanma) testis dışındaki kanallarda yol açabilecek olumsuz etkiler araştırılmalıdır ve bazen gerekli durumlarda TESE işlemi uygulanabilir.

Sperm yıkama teknikleri nedir?

1- Swim-up(Yüzdürme)
2- Gradient (Çöktürme)

Swim-up (Yüzdürme):
Hastadan alınan ejekülat (sperm) örneğinin uygun besi yeri ile yıkanarak, hareketli ve hızlı sperm hücrelerinin elde edilmesidir. Not: Svim-up yöntemi hareketliliği, sayısı, morfolojisi iyi olan sperm örneklerine uygulanır.

Gradient (Çöktürme):
Hastadan alınan ejekülat sperm örneğinin özel bir sıvıdan süzülerek, çöktürülmesi ile yapılan işlemdir. Not: Gradient yöntemi sayısı hareketliliği ve morfolojisi bozuk olan sperm örneklerine uygulanır. Her iki yıkama tekniğinde de amaç en iyi kalitede sperm hücrelerinin elde edilerek doktor tarafından döllenme için kullanılmasıdır.

|
Tüp Bebek Fiyatlari 2011 / tüp bebek ssk /tüp bebek nedir/aşılama / Aşılama /Tüp Bebek Merkezleri İstanbul /Tüp Bebek Aşamaları /Aşılama nedir? /Aşılama Fiyatları 2011/istanbul Tüp Bebek Merkezi /www.asilama.org/tüp bebek merkezleri/ mini tüp bebek