Anasayfa Hakkımızda Tüp Bebek Yeni Yönetmeliği Anlaşmalı Kurumlar Laboratuarımız Haberler Sık Sorulanlar İletişim ve Randevu
Danışma Formu
Tüp Bebek İstanbul Twitter SayfasıTüp Bebek İstanbul Facebook Grubu

Tüp Bebek İstanbul Haberler

Kısırlığı sona erdirecek buluş: Metabolomix

Çoğul gebeliklerin önüne geçmeyi sağlayan Metabolomix yöntemi tüp bebek tedavisinde çığır açtı. Bilim insanları şimdi kişinin kendi kök hücrelerinden sperm veya yumurta üretmesini sağlayarak kısırlığa tamamen veda etmenin peşinde.

En sağlıklı embriyoyu seçerek çoğul gebeliklerin önüne geçmeyi sağlayan Metabolomix yöntemi, tüp bebek teknolojisinde yeni bir alan açtı.

Güncel embriyo seçme teknikleri

Eskiden beri kullanılan yöntemler, embriyoları mikroskop altında inceleyerek, hücre sayısı ve şekillerine bakarak en "kaliteli" olanı seçmek şeklindedir. Embriyoların kromozomal ( genetik ) olarak normal olup olmadığını veya yaşama şansını değerlendirmek, ancak biyopsi yoluyla alınan bir veya iki hücrenin pre-implantasyon genetik tanı yöntemiyle incelemesi ile mümkün olabilmektedir. Ancak bu yöntemin uygulanması için de geçerli bir sebep olması gerekmektedir. İleri anne yaşı, genetik bir hastalık taşıyıcığı, tekrarlayan gebelik kayıpları vs. gibi.

Oysa bugün artık metabolomiks dediğimiz yöntemle, bilimsel anlamda en uygun embriyoyu risk oluşturmadan seçmek mümkün. Henüz tam olarak rutin uygulamaya girmemiş olan ve araştırılan bu yöntemle hangi embiryonun tutunabileceğini de büyük olasılıkla kestirmek mümkün olabilecektir.

Metabolomiks ve tutunabilirlik

Nasıl bir insanın kan tahlillerini, idrarını, dışkısını değerlendirir ve kişinin genel sağlık durumu hakkında önemli bilgiler elde edebilir isek, embriyolar için de aynı mantıkla metabolizmalarını, yani ne tükettiğini ve içinde geliştiği ortama ne salgıladığını inceleyerek sağlığı ve tutunabilirliği hakkında fikir sahibi olabiliyoruz. Yani transfer edilecek en uygun embriyoyu, embriyonun içinde geliştiği ortamı inceleyerek, daha sağlıklı olarak seçebiliyoruz.

Etiketler: Tüp bebek, metabolomix, kısırlık tedavisi

Haber tarihi: 20 Temmuz 2010


Tüp bebeğe hücum

Türkiye'de tüp bebek tedavisinde başarı şansı yüzde 35. Uygun tedavi gideri nedeniyle yurtdışından tedavi için gelenler de var.

Tüp bebek tedavisi sosyal güvenlik kapsamına alınınca talep arttı ancak suiistimal iddiaları da çoğalmaya başladı. Hekimler, 'Bu genelge gözden geçirilmeli' diyor

İSTANBUL - Devletin tüp bebek tedavisi masraflarının bir bölümünü üstlenmek amacıyla hazırladığı genelge, çocuk sahibi olmak isteyen çiftleri harekete geçirdi.
Ama uygulama başlar başlamaz, tıp dünyasından şikâyetler, 'sevk suiistmali'ne ilişkin haberler de gelmeye başladı.
Kısırlığın tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu benimseyerek tüp bebek tedavisine destek veren devlet, 15 Nisan 2005'te yenilenen 'Tüp Bebek Genelgesi'ni yayımladı ve çocuk isteyen binlerce aileye umut verdi. Genelgeye göre tüp bebek tedavisinde 1016 YTL'lik meblağın yanı sıra ilaç harcamaları da (dokuz ünitelik) sağlık güvencesi kapsamına alındı.

İlk aşama rapor almak
Tüp bebeğe devlet desteği uygulamasından yararlanmak isteyen anne adaylarının devlete bağlı hastanelerde oluşturulan sağlık kurullarından, genelgede belirtilen hususlar doğrultusunda sağlık tetkiklerini yaptırmaları ve 'tedavi edilmesi gereklidir' raporu almaları gerekiyor. Raporu alan hasta resmi ya da özel, istediği tüp bebek merkezine başvurabiliyor. Türkiye'de 60 tüp bebek merkezi var. Tüp bebek fiyatları 1400-2700 dolar, ilaç maliyeti ise 1500 ile 2 bin 800 YTL arasında değişiyor.

5.5 milyon kişilik haksızlık
Genelgenin en çok eleştirilen yanı, devletin Emekli Sandığı, Bağ-Kur üyelerine ve Yeşil Kartlıların masraflarını üstlenirken, bünyesinde 5.5 milyon kişiyi barındıran SSK'nın kapsam dışı bırakılması. Diğer önemli bir sıkıntı ise 40 yaş üstündeki kadınların dışlanması. Bu konuda doktorlar "Artık geç evlilikler gündemde, tüp bebek merkezlerine gelen her 100 kadından 15'i 40 yaşın üstünde" diyor.

Talep daha da artabilir
Devletin, Emekli Sandığı, Bağ-Kur üyelerine ve Yeşil Kartlıların tüp bebek masraflarının bir kısmının karşılaşmasının ardından talepte gözle görülür bir artış yaşandı, ancak bu bir yığılma anlamına gelmiyor. Bir uzman doktor, "Bizim hastanemizde yüzde 20 oranında bir artış yaşanıyor. Genelgede SSK'lıların kapsam dışında bırakılması adil değil. Ancak genel sağlık sigortasında bütün sigortalılar aynı çatı altında toplandığında SSK'lılar da bu haktan faydalanacak. O zaman tüp bebek talebinde çok daha büyük bir artış söz konusu olabilir" diye konuştu.

2004'te 24 bin vaka
Türkiye'de tüp bebek başarı oranı yüzde 35'lerde. 2003 yılında tüp bebek yöntemiyle 12 bin vaka tedavi edildi, 2004'te ise bu rakam 24 bine ulaştı Bir kişiye yılda üç, dört kez deneme yapılabiliyor. Uzmanlar, tüp bebekte talep patlamasını geçen yıl dolar kurunun sabit seyretmesine ve ilaç masraflarında tedrici azalmaya bağlıyor. Tedavi masraflarının batıya kıyasla ucuz olması nedeniyle yurtdışından talep fazla.

Uzman görüşleri

'Ya sperm kalitesi?'
Genelgeyle ilgili olarak 40 yaş sınırı, SSK'lıların durumu gibi tartışmalı maddelerin dışında kafama takılan, sperm parametreleri konusu. İş formüle dayanmış. Eğer sperm sayısı 5 milyon santimetrekübün altındaysa tedaviye izin var. Sperm hacmi önemsenirken, spermin şekli ve hareket kabiliyeti hesaba katılmamış. Oysa öyle spermler var ki, onlar normal bir yumurtayı tüp bebek uygulamalarında bile dölleyemez. Ayrıca, genetik hastalıklar kategorisine nelerin girdiği de belirtilmemiş. Uygulama konusunda da endişelerim var. Devlet hastaneleri şu veya bu şekilde tedaviyi 1041 YTL'ye mal edebilir. Ama ya üniversite hastaneleri? Mesela, biz döner sermaye ile çalışıyoruz. İstihdam ettiğimiz insanlar için bir fark almak zorundayız. Her türlü sarf malzemesi de faturanın içinde olacak. Sarf malzemelerinin ucuzu var, pahalısı var. Düşük maliyet için hastaneler ucuz malzeme kullanırlarsa, gebelik başarısı nasıl etkilenir?

'Sevkleri izleyeceğiz'
En büyük sorun hastaların nereden rapor alacaklarını bilmemesi. Şikâyetler başladı. Bazı doktorlar, hastaları kendilerine yakın bulduklara özel merkezlere sevk ediyormuş. Burada yakın ilişkiler ön plana çıkıyor. Eğer kabul etmezsen, rapor da alamıyorsun! Suiistimali önlemek için dernek olarak şöyle bir uygulamaya başladık: Hastaları, ikamet ettikleri yere en yakın devlet hastanesine gönderiyor ve rapor almalarını sağlıyoruz. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı çatısında bir network kurmak için çalışmaya başladık. Bu ağa hastalar nerelere başvurdu, kaçı rapor aldı, sevk sorunu yaşandı mı, kaç vaka olumlu sonuçlandı bilgilerini gireceğiz. Bir yıl sonra merkezlerin başarı karnesini açıklayacağız. Eğer, bir devlet hastanesinden bir özel merkeze yığılma oluşmuşsa hemen anlaşılacak.

'Bize 11 hasta geldi'
Elbette böyle bir uygulama, çocuk sahibi olmak isteyenlere devletin maddi destek vermesi vatandaşlar açısından çok olumlu. Ama bu uygulama, sonuçta devlete çok büyük bir yük getirecek. Özel hastanelerde tedavi olabilmek için devlet hastanelerinden hastaların 'tedavi edilmesi uygundur' raporu almaları şart. Ancak, hastalar rapor almakta zorlanıyormuş, 'Sadece bizde tedavi olursan rapor veririz,' deniliyormuş. Bu nedenle son bir ay içinde gerekli raporu alabilen 11 hasta başvurdu bize.
Kısırlık her kişi için özel bir durumdur; 9 bin ünitelik ilacın bedeli devlete ait, ama kimi hasta için ilaçların daha fazlası gerekebilir. Ödemeler için de Emekli Sandığı'nın peşinden koşacağız herhalde. İyice düşünülmeden hazırlanan tüp bebek genelgesi bugüne kadar işe yaramadı, aksine işler arapsaçına döndü.

'Tüp bebek genelgesi gözden geçirilmeli'
Devletin kısırlığı bir hastalık olarak görmesi olumlu bir yaklaşım. Ama devletin tedavi masraflarının bir bölümünü üstlenmesi, kanımca sonu düşünülmeden atılmış bir adım. Türkiye'de ne kadar çocuksuz aile olduğu ortada. Böyle bir uygulamanın sürekliliği olabilecek mi? Devletin popüler olma, hoş görünme çabası belki de... Zaten daha baştan SSK'lıların tüp bebek uygulamasında kapsam dışı bırakılması da olayın iyice düşünülmediğinin göstergesi. Suiistimale açık noktalar var: Tedavide kullanılan ilaçlar pahalı, dolayısıyla bu uygulama devlet için büyük bir yük oluşturacak. Yönetmelik, ilaçlarda 9 bin ünite kulanılabilir diyor. Oysa ilaç fiyatları farklı farklı. Bu işi sıkı kontrol etmek lazım. Özel merkezler, devletin ödediği tedavi ücretini alıyor, üstüne 2 bin dolar daha koyuyor. Neticede yine hastanın cebinden büyük miktarda para çıkıyor. Oysa, en iyi malzemeyi kullansanız bile tüp bebek tedavisinin maliyeti 400 doları geçmez.
Devletin tüp bebekle ilgili genelgeyi yeniden gözden geçirmesi gerekiyor.

Etiketler: Tüp bebek, SSK tüp bebek, tüp bebek fiyatları hakkında bilgi, tüp bebek genelgesi.

Haber: Şule Çizmeci
Haber tarihi: 22 Mayıs 2005 / Radikal Gazetesi


|