RAHİM İÇİ POLİPLER VE MYOMLARIN TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE ÖNEMİ
NEDİR ?
Polip
dediğimiz rahim iç duvarı yani endometrium kaynaklı iyi huylu
yapılar boyutları doğrultusunda öneme sahiptir. Genellikle 1 cm
altındaki poliplerin tedavi neticesine ve gidişatına etki
etmediği kabul edilmektedir. Bu boyutun üzerinde polip
varlığında ise histeroskopi denilen bir işlem ile bu yapının
tedavi öncesi çıkarılması gerekmektedir. Myom rahmin kas
tabakasından kaynaklanan genellikle iyi huylu bir tümördür. Myom
varlığında öncelikle myomun yeri, özellikle endometriuma
yakınlığı ve de endometrial kavite denilen embriyonun yerleşeceği
yerin bütünlüğünü ve düzgünlüğünü bozup bozmadığı önemlidir.
Eğer endometrial kaviteye baskı yapıyor ve embriyonun yerleşimini
engelleyecek yerde ise mutlaka tedavi öncesi histeroskopi ile
çıkarılmalıdır. Endometriuma zarar vermeyen myomların ise boyutu
önemlidir ve genellikle 7 cm. üzeri myomların çıkarılması
düşünülebilir. Bu boyuttaki myomlar gebelikte büyüme yaparlarsa
sorun oluşturabileceği için cerrahi gerekmektedir. Fakat eğer
kadın yaşı ileri ise, yani 38 yaş üzeri ise, yine zaman
kaybetmemek için ameliyat öncelikli olmayıp hemen tedaviye
geçilebilir. Özetle, myom varlığında myomun yeri, büyüklüğü,
kadın yaşı ve varsa önceki tedavileri göz önüne alınarak
ameliyat kararı verilmektedir. Genellikle myom ameliyatlarından
4–6 ay sonra tedaviye geçilmelidir.
ENDOMETRİOMA (ÇUKULATA KİSTLERİ) VARLIĞI TÜP BEBEĞİ NASIL
ETKİLER ?
Endometrioma
ya da çikolata kisti olarak bilinen yapılar yumurtalıklarda yer
alan ve yumurtalık kapasitesini yani yumurta sayısını ve
gelişimini etkileyebilen yapılardır. Fakat bu yapıların da
boyutu önem arz etmektedir. Genellikle 3 cm. altındaki
endometrioma kistleri ameliyat gerektirmemektedir. Daha büyük
olanlarda ise her hastada ameliyat düşünülmeyebilir.
Yumurtalıkların ultrason ile değerlendirmesi, hastanın yaşı ve
varsa daha önceki denemeleri göz önüne alınarak ameliyat kararı
verilmelidir.
SIS (SALİN
İNFUSİON SONOGRAFİ, RAHİM İÇİNE SIVI VERİLEREK YAPILAN
ENDOMETRİUM DEĞERLENDİRMESİ), KİMLERE, NEYE GÖRE, NASIL, NE
ZAMAN YAPILIR VE ÖNEMİ NEDİR ?
SIS (salin
infusion sonografi), ultrason ile yapılan muayene sırasında
rahim iç duvarı dediğimiz endometrium ile ilgili şüpheli bir
görünüm, polip ya da myom görüntüsü olduğunda, ultrasonografi
eşliğinde rahim içine sıvı verilerek yapılan bir işlemdir. İnce
bir kateter yardımıyla verilen sıvının etkisi ile rahim iç
duvarı kaynaklı myom, polip ve yapışıklıklar hakkında bilgi
edinilebilmektedir. Bu işlem anestezi gerektirmez ve ciddi bir
ağrı oluşturmaz. Genellikle adet bittikten sonraki bir hafta
içinde yapılması önerilmektedir. HSG ise (histerosalpingografi,
rahim filmi), yapılan değerlendirmeler sonucu sperm problemi
olmayan çiftlerde, kadının tüpleri ile ilgili bir sıkıntı olup
olmadığını ortaya koymakta birinci derecede kıymetli bir
tetkiktir. Rahim filmi yine rahim içine verilen bir sıvının
tüplerden geçişi sırasında çekilen bir tür röntgen filmidir.
Rahim filminde verilen sıvı yağlı veya su bazlı olabilmektedir.
Bu teknik bir konu olup filmi çeken kişinin kararıdır. Rahim
filmi çekimi sırasında da ciddi bir ağrı, acı olmamaktadır.
Bazen, özellikle ilişki esnasında sıkıntısı olan hanımlarda,
anestezi gerekebilmektedir. Rahim filmi ile tüplerin
geçirgenliğinde, yapısında problem olup olmadığı anlaşılabildiği
gibi rahim iç duvarı kaynaklı problemler de tespit
edilebilmektedir. Genellikle adet bitimi sonrasındaki ilk 3–4
gün film çekimi için en uygun günlerdir.
Rahim filmi
hakkında daha detaylı bilgi için lütfen
tıklayınız.
Histeroskopi
ise, rahim içinin gözle görülerek incelenmesini sağlayan bir tür
operasyondur. Anestezi eşliğinde veya lokal anestezi ile
muayenehane şartlarında yapılabilen küçük bir operasyondur.
Fakat büyük bir polip veya myom varlığında ameliyathane şartları
gerekebilir. Rahim içine sıvı verilerek veya ultrason veya da
rahim filmi ile, rahim içinde bir problem tespit edildiğinde ya
da şüphede kalındığında, mutlaka tüp bebek tedavisi öncesi
histeroskopi ile rahim içi görülmelidir. Özellikle rahim
içi yapışıklıların, poliplerin veya rahim içindeki myomların
teşhis ve de aynı anda tedavisinde yani çıkarılmasında tek
yöntem histeroskopidir. Histeroskopide, ucunda optik bir
cihaz olan ince bir alet ile rahim ağzında geçilerek rahim içi
görüntülenmektedir. Bu sırada tespit edilen problemli yapılar
ortadan kaldırılabilmektedir. Genellikle işlemden 2–4 saat sonra
hasta klinikten ayrılıp evine dönebilmektedir. Bu işlem için
en uygun zaman adet bittikten sonraki bir haftalık dönemdir.
Histeroskopi
hakkında daha detaylı bilgi edinmek için lütfen
tıklayınız.
LAPAROSKOPİ NE ZAMAN, KİMLERE YAPILIR ?
Laparoskopi,
göbekten bir iğne ile girilerek karın içinin gözlenebildiği
endoskopik bir ameliyattır. Tüplerle ilgili sıkıntı olan
hastalarımızda tüplerdeki hasarı ve problemi ortaya koymada
altın standart denilen en iyi yöntemdir. Genellikle yine adet
bitimi bir hafta içinde ve anestezi altında yapılır. Hastanede
4–6 saat kalındıktan sonra eve gidilebilir. Fakat tüplerle
ilgili ciddi problemler varsa, örneğin büyük bir hidrosalpenks
çıkarılmış veya karın içi çok yapışık olarak tespit edilmiş ise,
bu gibi durumlarda bir gece hastanede yatış ve gözetim
önerilmektedir. Yapılan değerlendirmeler neticesi hiçbir problem
tespit edilmeyen çiftlerde de laparoskopi ile tüplerin durumu
kesin olarak ortaya konabilir. Yani laparoskopi, çocuk sahibi
olmak için başvuran ve yapılan testlerde problem tespit
edilemeyen çiftlere, rahim filmi ile tüplerinde problem
olduğundan şüphelenilen çiftlere, rahim filmi veya ultrason ile
büyük hidrosalpenks tespit edilen ve bu yapıların çıkarılması
gereken kadınlara önerilen ve faydası olduğu ortaya konan
endoskopik bir ameliyattır.
Laparoskopi
hakkında daha detaylı bilgi için lütfen
tıklayınız.
HİDROSALPENKS'İN (KANALLARDA SIVI BİRİKMESİ) TÜP BEBEK
TEDAVİLERİNE ETKİSİ NEDİR ?
Hidrosalpenks, tüplerin tıkanıklığı sonucu oluşan, tüpün içi
sıvı dolu şişkin olan kısımlarına verilen isimdir. Hidrosalpenks
genellikle rahim filmi ile ve bazen de ultrason muayenesi
sırasında tespit edilebilmektedir. Hidrosalpenks varlığında tüp
bebek tedavilerine geçilmesi bir takım riskler taşımaktadır.
Tüpün bu içi sıvı dolu şiş kısımlarının içindeki sıvı geri kaçış
ile rahim içine geçerek tüp bebek tedavisi sonunda rahme
transfer edilen embriyoların tutunmalarını zorlaştırabilmektedir.
Bu sebeple özellikle büyük çaptaki ve ultrason ile de
gözlenebilen hidrosalpenkslerin tedavi öncesi çıkarılması
önerilmektedir. Ultrason ile görülmeyen fakat rahim filmi ile
hidrosalpenks olduğu ortaya konan hastalarda ise önce
laparoskopi yapılarak bu yapılar hakkında kesin fikir
edinilebilir veya direkt tedaviye geçilebilir. Bu yapıların
çıkarılmasında açık ameliyat yapılabildiği gibi genellikle
laparoskopi denilen endoskopik bir ameliyat ile yaklaşım daha
çok tercih edilmektedir. Laparoskopide göbekten bir iğne ile
anestezi altında karın içine girilerek birtakım aletlerle bu
yapılar çıkarılabilmektedir. Karın içinde çok yapışıklık olan
hastalarda veya yaş nedeniyle tüpün çıkarılmasının yumurtalık
rezervine zarar verme olasılığı olan kişilerde ise bu yapıların
rahim ile olan ilişkisi laparoskopi sırasında kesilebilmektedir.
Tüp bebek tedavisi hakkında diğer sorular için lütfen
tıklayınız.
Tüp bebek ana sayfası için lütfen
tıklayınız.
Dr. Selman Laçin'den muayene randevusu almak için lütfen
tıklayınız..